e-ISSN 1309-2545      ISSN 1301-062X
TR    ENG
 

Download Current Issue.

Volume : 26 Issue : 2 Year : 2020

Current Issue Archive Popular Articles Ahead of Print Submit Your Article Login
Turkish Journal of Neurology Indexed By
  Turk J Neurol: 17 (3)
Volume: 17  Issue: 3 - 2011
Hide Abstracts | << Back
REVIEWS
1.Pre-operative Evaluation in Patients with Neurological Diseases, Part 1
İrem Fatma Uludağ, Muhteşem Gedizlioğlu, Yaşar Zorlu
Pages 125 - 130
Nörolojik hastalıkların varlığı, nöroşirürji dışı cerrahi girişimlerde mortalite ve morbiditeyi etkileyebilmekte, girişim öncesi yapılacak tetkikler, anestezi tercihi ve perioperatif bakım üzerinde belirleyici olabilmektedir. Bu yazıda nöroloji hastalarında, özellikle genel anestezi altında ve elektif şartlarda yapılacak girişimlerden önceki yönelimin esasları tartışılacak ve spesifik nörolojik hastalıklarda preoperatif yaklaşım için öneriler üzerinde durulacaktır.
Neurologic diseases influence the morbidity and mortality in non-neurosurgical operations and determine the required tests for the preoperative evaluation, the choice of the anesthetic medication and the perioperative care. The present review provides information about the principles of the preoperative management in patients with neurologic diseases undergoing non-neurosurgical operations and addresses some special preoperative management issues in specific neurological diseases.

ORIGINAL ARTICLES
2.Protective Effect of Caffeic Acid Phenethyl Ester in Rat Cerebral Ischemia/Reperfusion Damage
Ertuğrul Uzar, Abdullah Acar, Uğur Fırat, Osman Evliyaoğlu, Harun Alp, Adnan Tüfek, Celal Yavuz, Sinan Demirtaş, Nebahat Taşdemir
Pages 131 - 136
AMAÇ:
Serebral iskemi/reperfüzyon (İ/R) oksidatif stresle ilişkili olduğu için, serbest oksijen radikallerinin üretiminin düzenlenmesi serebral İ/R tedavisinde yeni yaklaşımlara neden olabilir. Kafeik asit fenetil ester (CAPE)’in nöroprotektif, antioksidan, antiinflamatuvar ve antiapopitotik olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı; serebral İ/R hasarında CAPE’nin koruyucu etkisi olup olmadığı ve toplam oksidan ve antioksidan durum üzerinde olası etkisinin araştırılmasıdır.
YÖNTEMLER: Kontrol grubu, İ/R grubu ve İ/R + CAPE grubu olarak toplam 30 sıçan rastgele olarak üç gruba ayrıldı. Deney işlemlerinden sonra elde edilen beyin dokularında total oksidan durum (TOS), total antioksidan durum (TAS) ve oksidatif stres indeksi (OSİ) seviyeleri ölçüldü ve histopatolojik olarak hücresel yapılar değerlendirildi.
BULGULAR: Beyin dokusunda İ/R grubunda TOS ve OSİ seviyeleri kontrole göre belirgin olarak yüksek (p= 0.023, p= 0.001) ve TAS düzeyi kontrole göre düşük bulundu (p= 0.001). CAPE tedavisi İ/R nedeniyle oluşabilecek TOS ve OSİ yükselmelerini önledi (sırayla; p= 0.041, p= 0.001). İ/R + CAPE grubunda TAS seviyesi İ/R grubuna göre daha yüksek bulundu (p= 0.002). İ/R grubu beyin kesitlerinde inflamasyon, vasküler konjesyon ve nekrozu içeren serebral İ/R hasarı gösterildi. Bu histopatolojik serebral hasar bulguları İ/R + CAPE grubunda İ/R grubuna göre belirgin olarak daha hafifti (her bir parametre için p< 0.05).
SONUÇ: Bu çalışmada serebral İ/R patogenezinde oksidatif stresin önemli bir rolü olduğu görülmüş olup, histopatolojik ve biyokimyasal incelemelerle sıçanlarda CAPE tedavisinin İ/R hasarını belirgin düzeyde azalttığı gözlendi.
OBJECTIVE:
Because oxidative stress is related to cerebral ischemia/reperfusion (I/R) injury, modulation of oxygen free radical production may represent a new approach to the management of cerebral I/R. Caffeic acid phenethyl ester (CAPE) has been determined to have neuroprotective, antioxidant, anti-inflammatory, and anti-apoptotic activities. The aim of this study was to investigate whether CAPE has a protective effect on cerebral I/R damage, and to determine the possible effects of CAPE on total antioxidant/oxidant status.
METHODS: A total of 30 rats were randomly divided into three groups as control group, I/R group, and I/R + CAPE. Total oxidant status (TOS), total antioxidant status (TAS) and oxidative stress index (OSI) levels and histopathological cellular structures were evaluated in cerebral tissues obtained after the experiment procedure in all groups.
RESULTS: In the brain tissue, TOS and OSI levels were found to be significantly increased in the I/R group compared to the controls (p= 0.023, p= 0.001, respectively). Significantly decreased TAS levels were found in the I/R group compared to the controls (p= 0.001). CAPE treatment prevented the increase in TOS and OSI that is produced by cerebral I/R (p= 0.041, p= 0.001, respectively). TAS was found to be increased in the CAPE + I/R group compared with the I/R group (p= 0.002). In the I/R group, the brain sections showed findings of cerebral I/R damage including inflammation, vascular congestion and necrosis (for both variables, p= 0.001). These histopathological cerebral damage findings were found to be significantly reduced in the CAPE + I/R group compared to the I/R group (for both parameters, p< 0.05).
CONCLUSION: In this study, it was found that oxidative stress had an important role in the pathogenesis of cerebral I/R damage, and histopathological and biochemical evaluations showed significantly decreased I/R damage following CAPE treatment in rats.

3.Cranial Neuropathy in Multiple Sclerosis
Mine Hayriye Sorgun, Bilge Koçer, Funda Kaplan, Nesrin Yılmaz, Nezih Yücemen, Canan Yücesan
Pages 137 - 142
AMAÇ: Multipl sklerozlu hastalarda, beyin sapında manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile lezyon gösterilemediği halde klinik olarak kraniyal sinir tutulumu olabildiği bildirilmiştir. Bu çalışmanın amacı; multipl sklerozlu hastalarda atak dönemlerinde beyin sapının ve olfaktör ve optik sinirler haricindeki kraniyal sinirlerin tutulum sıklıklarını ve beyin sapındaki lezyon lokalizasyonu ile kraniyal nöropati bulgularının açıklanabilme oranlarını belirlemektir.
YÖNTEMLER: Çalışmaya 86 multipl skleroz hastasının toplam 95 atağı alınmıştır. Bu atakların hepsinde hastaların nörolojik muayeneleri yapılmış ve kraniyal nöropatisi olanlar belirlenerek, kraniyal MRG görüntüleri incelenmiştir.
BULGULAR: Doksan beş ataktan 7 (%7.4)’sinde üçüncü sinir, 1 (%1.1)’inde dördüncü sinir, 6 (%6.3)’sında beşinci sinir, 12 (%12.6)’sinde altıncı sinir, 5 (%5.3)’inde yedinci sinir, 4 (%4.2)’ünde sekizinci sinir, 2 (%2.1)’sinde dokuzuncu ve onuncu sinir tutulumu saptanmıştır. Beş (%5.4) atakta internükleer oftalmopleji, 37 (%38.9)’sinde nistagmus, 9 (%6.3)’unda vertigo ve 14 (%14.7)’ünde diplopi tespit edilmiştir. Pons, mezensefalon ve bulbusta lezyon görülme oranları sırasıyla %58.5, %41.5 ve %21.1’dir. Beş atakta kraniyal nöropati bulguları beyin MRG ile açıklanamamıştır; bunların ikisinde üçüncü kraniyal sinir tutulumu (bir hastada beraberinde internükleer oftalmopleji de vardı), ikisinde altıncı sinir tutulumu, birinde ise altı, yedi ve sekizinci sinir tutulumu mevcuttu.
SONUÇ: Multipl skleroz hastalarında en sık etkilen kraniyal sinir altıncı sinir, en sık tutulan beyin sapı bölgesi ponstur. Hastaların küçük bir kısmında kraniyal nöropati bulgularına rağmen beyin sapı MRG normal olabilmektedir.
OBJECTIVE: It has been reported that cranial neuropathy findings could be seen in the neurologic examination of multiple sclerosis (MS) patients, although brain magnetic resonance imaging (MRI) may not reveal any lesion responsible for the cranial nerve involvement. The aim of this study was to determine the frequency of brainstem and cranial nerve involvement, except for olfactory and optic nerves, during MS attacks, and to investigate the rate of an available explanation for the cranial neuropathy findings by lesion localization on brain MRI.
METHODS: Ninety-five attacks of 86 MS patients were included in the study. The patients underwent a complete neurological examination, and cranial nerve palsies (CNP) were determined during MS attacks.
RESULTS: CNP were found as follows: 3rd CNP in 7 (7.4%), 4th CNP in 1 (1.1%), 5th CNP in 6 (6.3%), 6th CNP in 12 (12.6%), 7th CNP in 5 (5.3%), 8th CNP in 4 (4.2%), and 9th and 10th CNP in 2 (2.1%) out of 95 attacks. Internuclear ophthalmoplegia (INO) was detected in 5 (5.4%), nystagmus in 37 (38.9%), vertigo in 9 (6.3%), and diplopia in 14 (14.7%) out of 95 attacks. Pons, mesencephalon and bulbus lesions were detected in 58.7%, 41.5% and 21.1% of the patients, respectively, on the brain MRI. Cranial nerve palsy findings could not be explained by the localization of the lesions on brainstem MRI in 5 attacks; 2 of them were 3rd CNP (1 with INO), 2 were 6th CNP and 1 was a combination of 6th, 7th and 8th CNP.
CONCLUSION: The most frequently affected cranial nerve and brainstem region in MS patients is the 6th cranial nerve and pons, respectively. A few of the MS patients have normal brainstem MRI, although they have cranial neuropathy findings in the neurologic examination.

4.Visual Hallucination, Visual Evoked Potentials and Cognitive Dysfunction in Idiopathic Parkinson’s Disease
Tuba Aydemir Özcan, Feriha Özer, Hürtan Acar, Sibel Çetin, Serkan Özben, Gülsün Çınarlı Gül
Pages 143 - 149
AMAÇ: Bu çalışmada görsel halüsinasyonların ilişkili olduğu düşünülen vizüel işlemleme defektinin belirli bir düzeye kadar görsel uyandırılmış potansiyeller [Visual Evoked Potentials (VEP)] ile gösterilebilir olmasından yola çıkarak, olası VEP patolojilerinin idiyopatik Parkinson hastalığında görülen görsel halüsinasyonlarla olası ilişkisini değerlendirmeyi ve kognitif disfonksiyonun rolünü araştırmayı amaçladık.
YÖNTEMLER: Çalışmamıza, SB Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hareket Bozuklukları Polikliniğinde takip edilen; ortalama 65.31 ± 7.49 yaşlarında görsel halüsinasyonları olan 14 idiyopatik Parkinson hastası (grup 1) ve kontrol grubu olarak ortalama 68.17 ± 7.46 yaşlarında görsel halüsinasyonları olmayan 12 idiyopatik Parkinson hastası (grup 2) alındı.
BULGULAR: Levodopa dozu, görsel halüsinasyonları pozitif olanlarda anlamlı derecede yüksek olarak bulunurken (p= 0.048), yine bu grupta Bileşik Parkinson Hastalığı Değerlendirme Ölçeği kognitif skorlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu gözlendi (p< 0.001). Patolojik VEP latansı oranı açısından iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı (p= 0.64). Görsel halüsinasyonları pozitif olan grupta yürütücü fonksiyon testlerinden Stroop süre/hata istatistiksel açıdan anlamlı derecede kötüydü (p= 0.016/0.003).
SONUÇ: Grup 1’de levodopa dozunun ve kognitif skorların daha yüksek olması VEP sonuçlarının bozulmasına neden olmuş olabilir. Görsel iletiyi değerlendirmek üzere yapılan VEP incelemesinin idiyopatik Parkinson hastalığındaki görsel halüsinasyonların etyopatogenezine katkısını anlamak için dopaminerjik tedavi öncesi ve sonrasında yapılmış VEP incelemelerini içeren çalışmalar daha faydalı olabilir.
OBJECTIVE: In this study, we aimed to investigate the relation between possible visual evoked potentials (VEP) pathologies and visual hallucinations (VH) seen in idiopathic Parkinson’s disease (IPD) and the role of cognitive dysfunctions in VHs, moving through visual processing defect considered to be related to VHs could be demonstrated with VEP to some extent.
METHODS: Two groups followed in the Movement Disorders outpatient clinic of Haseki Training and Research Hospital were included in our study. Group 1 included 14 IPD patients with VH and a mean age of 65.31 ± 7.49 years, while Group 2 (as control group) included 12 IPD patients without VH and a mean age of 68.17 ± 7.46 years.
RESULTS: : While dosage of levodopa was found to be significantly higher in the group with VH (p= 0.048), it was observed that Unified Parkinson's Disease Rating Scale (UPDRS) cognitive scores were also significantly greater in this group (p< 0.001). No difference was observed between the two groups regarding the rate of pathological VEP latency (p= 0.64). In our study, Stroop Color-Word Test, among other executive functioning tests, was statistically significantly worse for duration/error in the group with VH (p= 0.016/0.003).
CONCLUSION: In Group 1, VEP results may have been worse due to the higher dosage of levodopa and higher UPDRS cognitive scores. VEP studies before and after dopaminergic therapy may be useful to understand the contribution of VEP investigations on the etiopathogenesis of VHs in IPD.

CASE REPORT
5.Parkinsonism Associated with Chronic Liver Disease: Case Report
Nilgün Akgül, Füsun Ferda Erdoğan, Meral Mirza, Sevda İsmailoğulları, Ali Özdemir Ersoy
Pages 150 - 153
Kronik karaciğer hastalığı olan hastalarda, hepatoserebral dejenerasyona bağlı kalıcı nörolojik anormallikler ortaya çıkabilir. Bu nörolojik anormalliklerden daha sık görüleni ekstrapiramidal bulgulardır. Hepatik ensefalopati ataklarına eşlik eden ekstrapiramidal tutulum literatürde nadir olarak bildirilmiştir. Bu semptomlara neden olan mekanizma, manganez ve amonyak gibi maddelerin bazal gangliyonlarda birikmesidir. Burada, kronik karaciğer hastalığına bağlı parkinsonizm bulgularıyla ortaya çıkan olgu, nadir rastlanması nedeniyle sunuldu.
Patients with chronic liver disease may suffer from neurological abnormalities secondary to hepatocerebral degeneration. Among these neurological abnormalities, the extrapyramidal symptoms are seen more often. Extrapyramidal involvement accompanied with hepatic encephalopathy has been reported rarely in the literature. The mechanism for these symptoms is the accumulation of substances such as manganese and ammonia in the basal ganglia. Here, because of its rarity, we report a patient with parkinsonian symptoms resulting from liver disease.

6.Diplopia Associated with Interferon-b1a Treatment: Report of a Case
Özge Saraç
Pages 154 - 156
Relapsing-remitting multipl skleroz (RRMS) tanısı ile takip edilen 25 yaşındaki erkek hasta almış olduğu son üç interferon (IFN)-b1a tedavisi sonrası gelişen geçici horizontal diplopi atakları nedeniyle kliniğimize başvurdu. Diplopi ataklarının IFN-b1a tedavisinden bir gün sonra başladığı ve toplam olarak üç gün sürdüğü öğrenildi. Hastanın hikayesinden IFN-b1a tedavisini bir yıldır almakta olduğu ve önceki tedavilerinden sonra diplopi şikayetinin olmadığı öğrenildi. Diplopi ataklarının IFN-b1a enjeksiyonu sonrası gelişmesi ve geçici yapıda olması nedeniyle IFN-b1a tedavisine bağlı olduğu düşünüldü. Bilgilerime göre bu olgu RRMS tedavisinde IFN-b1a’ya bağlı gelişen diplopi ile rapor edilen ilk olgudur.
A 25-year-old male with relapsing-remitting multiple sclerosis (RRMS) presented with three transient episodes of horizontal diplopia after the last three administrations of interferon (IFN)-b1a. The episodes of diplopia occurred one day after the administration of IFN-b1a and all lasted for three days. The patient had been taking IFN-b1a treatment weekly for one year, and denied any diplopia previously. Its development after IFN-b1a injection and transient nature suggest the diplopia was an adverse effect of IFN-b1a. To the author’s knowledge, this is the first case to be reported with diplopia associated with IFN-b1a treatment in RRMS.

7.Abducens Nerve Palsy in a Patient with Multiple Myeloma: A Case Report
Mohammad Reza Najafi, Marzieh Rahimi, Seyed Ali Sonbolestan, Farideh Najafi
Pages 157 - 160
One of the complications of multiple myeloma (MM) is central nervous system (CNS) involvement. Intracranial plasmacytomas are rare and almost always originate from myelomatous lesions of the skull or plasmacytomas involving the clivus or base of the skull. In this study, a 55-year-old male MM patient with headache and diplopia due to skull base mass lesion near the clivus is presented as a rare presentation of MM.

8.The Coexistence of Generalized and Lateralized Periodic Discharges: Report of Two Adult Cases with SSPE and MELAS Syndrome
Aslıhan Taşkıran, Serap Saygı
Pages 161 - 166
Bugüne kadar jeneralize ve lateralize periyodik deşarjların aynı EEG trasesinde eş zamanlı olarak ortaya çıkışı bildirilmemiştir. Burada, subakut sklerozan panensefalit ve MELAS sendromu gibi oldukça ender karşılaşılan tanılar almış iki erişkin olgu sunulacaktır. Her iki hastanın EEG’sinde eş zamanlı jeneralize ve lateralize periyodik deşarjlara rastlanmıştır. EEG görünümü benzer olmasına rağmen, intravenöz diazepam enjeksiyonu sonrası subakut sklerozan panensefalit olgusunda deşarjlar daha belirgin hale gelmiş, MELAS sendromlu olguda ise baskılanmıştır. Her iki hastada posterior yerleşimli lezyonları gösteren beyin MRG incelemesinde, subakut sklerozan panensefalit olgusunda subkortikal beyaz cevherin, MELAS sendromlu olguda ise korteksin ön planda tutulduğu görülmüştür. Ayrıca, MELAS sendromunda jeneralize periyodik deşarjlar ilk kez bildirilmektedir. Periyodik deşarjları oluşturan mekanizmalar henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Sunulan olguların, bu ender rastlanan EEG görünümlerini anlamaya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Generalized and lateralized periodic discharges have not been reported previously in the same EEG simultaneously. Here, we report two adult patients who suffered from rare clinical conditions [subacute sclerosing panencephalitis (SSPE) and nitochondrial myopathy, encephalopathy, lactic acidosis, and stroke-like episodes (MELAS) syndrome]. Their EEGs showed the same pattern consisting of generalized periodic discharges and lateralized periodic discharges in the same EEG simultaneously. Although the appearances of the EEG were very similar, discharges became more prominent after intravenous diazepam injection in the case with SSPE but were suppressed in the case with MELAS. Lesions in the magnetic resonance imaging (MRI) were located posteriorly in both patients, involving mainly subcortical white matter in the case with SSPE, but mainly the cortical area in the case with MELAS. Generalized periodic discharges are also reported in MELAS for the first time. The underlying mechanisms of the genesis of periodic discharges are still not known, and these two patients may help us to learn more about these rare patterns.

9.Childhood Seizure-A Case of Neurocysticercosis Involving Left Parietal Lobe
Shakya Bhattacharjee, Prativa Biswas
Pages 167 - 170
A 12-year-old boy presented with three episodes of partial seizures with secondary generalization. On investigation, he was diagnosed as a case of neurocysticercosis of the left parietal lobe. He was treated with albendazole and phenytoin and was followed for the next eight years. Computerized tomography scan showed signs of resolution with no further seizure activity.

IMAGES IN CLINICAL NEUROLOGY
10.Tumefactive Perivascular Spaces Mimicking a Cerebellar Cystic Neoplasm: Magnetic Resonance Imaging Findings
Mehmet Haydar Atalar
Pages 171 - 172
Abstract



 
© Copyright 2020 Turkish Journal of Neurology
Home        |        Contact
LookUs & OnlineMakale