e-ISSN 1309-2545      ISSN 1301-062X
TR    ENG
 

Sayıyı İndirmek İçin Tıklayınız.

Cilt : 23 Sayı : 3 Yıl : 2017

Son Sayı Arşiv En Çok İndirilen Makaleler Baskıdaki Makaleler Online Makale Gönder Giriş
Türk Nöroloji Dergisi’nin yer aldığı İndeksler
 
  Arama






Turk J Neurol: 23 (3)
Cilt: 23  Sayı: 3 - 2017
Özetleri Gizle | << Geri
DERLEMELER
1.
Serebral Venöz Sinüs Trombozunda Tanı ve Tedavi
The Diagnosis and Treatment of Cerebral Venous Thrombosis
Dilaver Kaya
doi: 10.4274/tnd.79923  Sayfalar 94 - 104 (301 kere görüntülendi)
Serebral venöz sinüs trombozu, dural sinüslerin ve/veya venlerin trombozunu içerir. Tüm inmelerin %0,5-1’ini oluşturur ve genellikle gençlerde görülür. Gebelik, puerperyum ve oral kontraseptif kullanımı nedeni ile genç kadınlarda biraz daha fazla görülmektedir. Hastalar genellikle baş ağrısı veya fokal nörolojik defisit nedeni ile başvurur. En sık superior sagittal sinüs etkilenir. Sinüslerin atrezisi/hipoplazisi, asimetrik sinüs drenajı gibi venöz anatomideki varyasyonlar sinüs trombozunu taklit edebilir. Genel olarak manyetik rezonans görüntüleme kullanımı bilgisayarlı tomografi kullanımına göre trombozun tüm dönemlerinde tanı için daha duyarlıdır. Tedavide ilk tercih edilecek ilaç grubu antikoagülanlardır.
Cerebral venous sinus thrombosis involves thrombosis of the dural sinuses and/or cerebral veins. It constitutes 0.5-1% of all strokes and usually affects young individuals. It is slightly more common in young women due to pregnancy, puerperium, and oral contraceptive use. Patients usually present with headache or focal neurologic deficits. The superior sagittal sinus is most frequently affected sinus. Variations in venous anatomy, such as atresia/hypoplasia of the sinuses or asymmetric drainage of the sinus, may mimic sinus thrombosis. In general, magnetic resonance imaging is more sensitive than computed tomography in the detection of cerebral venous sinus thrombosis at each stage. Anticoagulants are the first preferred group of drugs in the treatment.

2.
Yeni Gelişmeler Işığında Transtiretin İlişkili Ailevi Amiloid Polinöropatisi
Transthyretin-Related Familial Amyloid Polyneuropathy: In the Light of New Developments
Arman Çakar, Hacer Durmuş Tekçe, Feza Deymeer, Piraye Oflazer Serdaroğlu, Yeşim G Parman
doi: 10.4274/tnd.03206  Sayfalar 105 - 111 (178 kere görüntülendi)
Transiretin ilişkili ailevi amiloid polinöropatisi (TTR-FAP), vücutta tetramer formda bulunan TTR’nin monomer hale gelerek toksik özellik kazanması ve çeşitli doku ve organlarda birikmesi sonucunda gelişir. TTR genindeki mutasyonlar, proteine amiloidojenik özellik kazandırmakta ve otozomal dominant geçişli hastalığa neden olmaktadır. TTR-FAP tipik olarak otonom tutulumun eşlik ettiği sensorimotor nöropatiye neden olur, ancak farklı mutasyon tipleri arasında ciddi fenotipik farklılık belirtilmiştir. Klinik şüphe halinde genetik ve patolojik inceleme yapılması gerekmektedir. Son 20 yılda, karaciğer transplantasyonu ile başlayan, tetramer stabilizatörlerin ve TTR yapımını baskılayan ilaçların klinik çalışmalarda ciddi etkisinin gösterilmesi ile devam eden süreçte tedavi açısından önemli yol alınmıştır. Hastalığın tanı ve tedavisinde hala bazı belirsizlikler olmakla birlikte, özellikle tedavi alanındaki son gelişmeler ümit vericidir.
Transthyretin-related familial amyloid polyneuropathy (TTR-FAP) is caused by gain-of-toxic-function of TTR, which dissociates from its native tetramer form to a monomer form and aggregates in several tissues and organs. Mutations in the TTR gene lead to this amyloidogenic transformation and cause autosomal dominant disease. TTR-FAP typically causes sensorimotor FAP accompanied by autonomic involvement, but considerable phenotypic diversity is noted between different mutation types. In the event of clinical suspicion, TTR gene sequencing and pathologic confirmation are the recommended paths to follow. Significant improvement has been achieved in treating the disease over the past 20 years, starting with liver transplantation, followed by tetramer stabilizers and TTR-lowering therapies. Although there are still some uncertainties in diagnosing and treating TTR-FAP, recent advances are promising, especially in the field of treatment.

ÖZGÜN ARAŞTIRMALAR
3.
Merkezi Sinir Sistemi Kitle Cerrahisi Ameliyatlarında İntraoperatif Nörofizyolojik İnceleme: Dört Yıllık Tek Hastane Tecrübesi
Intraoperative Neurophysiologic Examination in Central Nervous System Tumor Surgery: Four-year Single-institution Experience
F Gökçem Yıldız, F. İrsel Tezer, Melike Mut, Kubilay Varlı
doi: 10.4274/tnd.75418  Sayfalar 112 - 116 (100 kere görüntülendi)
Amaç: İntraoperatif nörofizyolojik monitörizasyon (İONM), beyin cerrahisi operasyonlarında nörolojik kaybı en aza indirmek için günümüzde oldukça yaygın şekilde kullanılmaktadır. Amacımız, merkezimizde kullanılan standart İONM tekniklerini tanımlamak ve çoklu modalite yaklaşımına sahip kendi klinik tecrübemizi tartışmaktır.
Gereç ve Yöntem: Tüm beyin cerrahisi operasyonları için danışılan ve en az bir modaliteli İONM (beyin sapı uyarılmış potansiyel, motor uyarılmış potansiyel, somatosensoriyel uyarılmış potansiyel ve/veya elektromiyografi) yapılan erişkin hastalar geriye dönük olarak gözden geçirildi.

Bulgular: 2012-2016 yılları arasında merkezi sinir sistemi kitle cerrahisi olan 28 hastaya İONM uygulandı. İONM cerrahinin nörolojik morbiditesini en aza indirgemektedir ve fonksiyonel nöral dokuların tanınması ve ayrımını sağlamaktadır.
Sonuç: Çoklu modaliteli İONM karmaşık merkezi sinir sistemi cerrahisinde sonucun en iyi şekilde olmasını sağlayan değerli bir araçtır.
Objective: Intraoperative neurophysiologic monitoring (IONM) is widely used nowadays to minimize neurologic morbidity in neurosurgical operations. Our goal was to describe the standard IONM techniques used in our center and to discuss our own clinical experience with a multimodality approach.
Materials and Methods: All consecutive adult patients consulted for neurosurgical operations who underwent at least one modality of IONM (brainstem-evoked potential, motor-evoked potential, somatosensory-evoked potential, and/or electromyography) were retrospectively reviewed.
Results: Twenty-eight patients who underwent central nervous system tumor surgery between 2012 and 2016 received IONM. IONM minimizes the neurologic morbidity of surgery and allows identification and differentiation of functional neural tissues.
Conclusion: Multimodal IONM is a valuable tool for optimization of outcomes in complex central nervous system surgery.

4.
Migren Hastalarında Serum Lipid Profili, Paraoksonaz/Arilesteraz Aktivitesi ve Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein Düzeyleri Arasındaki İlişki
Serum Lipid Profiles, Relationship Between Paraoxonase/Arylesterase Activity and High-density Lipoprotein Levels in Patients with Migraine
Yasemin Eren, Ebru Bilge Dirik, Salim Neşelioğlu, Özcan Erel
doi: 10.4274/tnd.09216  Sayfalar 117 - 121 (99 kere görüntülendi)
Amaç: Paraoksonaz 1 (PON1) yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) ile ilişkilidir ve düşük yoğunluklu lipoproteinin (LDL) oksidasyonunu inhibe eder. HDL’nin antioksidan ve antiaterojenik özelliği bu duruma bağlanmaktadır. Vasküler aterosklerotik süreçte tanımlanan enflamasyon, oksidatif stres ve endotelyal disfonksiyon gibi mekanizmalar migren patofizyolojisinde yer almaktadır. Çeşitli çalışmalarda hiperlipidemi migren ilişkisi tanımlanmıştır ancak farklı sonuçlar bildirilmiştir. Biz bu çalışmada migren hastalarında genel lipid profili ve PON1, ARE aktivitesi ile HDL düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık.
Gereç ve Yöntem: Çalışma grubuna 150 migren hastası alındı. Kontrol grubu yaş ve cinsiyet uyumlu 71 sağlıklı bireyden oluşmaktadır. Her iki gruptaki bireylerde herhangi bir vasküler risk faktörü yoktu. PON1, arilesteraz (ARE) aktiviteleri Erel tarafından geliştirilen yöntem kullanılarak değerlendirilmiştir. Serum lipid düzeyleri otoanalizör (Roche Hitachi Cobas c501) kullanılarak ölçüldü.
Bulgular: Serum lipid profili PON1/ARE aktivitesi ve HDL düzeyleri kontrol grubu benzerdi. Hasta ve kontrol grubunda lipid parametreleri ve PON1 ve ARE düzeyleri arasında istatiksel korelasyon bulunmadı.
Sonuç: Bizim sonuçlarımıza göre vasküler risk faktörü olmayan migrenlilerde PON1 ve ARE aktivitesini araştırmak anlamsızdır. Diğer taraftan migren etiyopatogenezinde, PON1 ve ARE aktivitesi ile longitudinal ilişkisinin değerlendirilmesi için, daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Objective: Paraoxonase 1 (PON1) is associated with high-density lipoprotein (HDL) and inhibits low-density lipoprotein (LDL) oxidation. The antioxidant and antiatherogenic characteristics of HDL are attributed to this feature. The mechanisms defined in the vascular atherosclerotic process, such as inflammation, oxidative stress, and endothelial dysfunction, are also present in migraine pathophysiology. The association between hyperlipidemia and migraine has been described in various studies; however, different results have been reported. We aimed to evaluate the general lipid profiles and the relationship between PON1, arylesterase (ARE) activity, and HDL levels in patients with migraine.
Materials and Methods: The study group comprised 150 patients with migraine. The control group included 71 age- and sex-matched healthy subjects. None of the subjects in either group had any vascular risk factors. PON1 and ARE activities were evaluated using a method developed by Erel. Serum lipid levels were measured using an autoanalyzer (Roche Hitachi Cobas c501).
Results: Serum lipid profiles, PON1/ARE activity and HDL levels were similar to those of the control group. No statistical correlation was found between lipid parameters and PON1 or ARE levels in the patient and control groups.
Conclusion: According to our results, investigating PON1 and ARE activities may be meaningless whenever migraineurs have no vascular risk factors. On the other hand, studies of longer duration will be required to evaluate the longitudinal relationship between PON1 and ARE activity in the etiopathogenesis of migraine.

5.
Serebral Venöz Sinüs Trombozunun Klinik Özellikleri
Clinical Features of Cerebral Venous Sinus Thrombosis
Ezgi Sezer Eryıldız, Atilla Özcan Özdemir
doi: 10.4274/tnd.43402  Sayfalar 122 - 126 (206 kere görüntülendi)
Amaç: Serebral venöz sinüs trombozunun (SVST) altında yatan nedenleri, hastalığın karşımıza çıkış şekillerini, görüntüleme özelliklerini, tedavi tiplerini ve hastaların akıbetlerini araştırmayı amaçladık.
Gereç ve Yöntem: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Nöroloji İnme Merkezi’nde Nisan 2011-Eylül 2016 tarihleri arasında SVST tanısı ile takip ettiğimiz hastaların demografik verileri, başvuru belirti ve bulguları, nörogörüntüleme ve laboratuvar incelemeleri, hastalığın altında yatan nedenleri, tedavi şekillerimiz ve yine hastaların hastaneden çıkarıldıkları sıradaki nörolojik fonksiyonları geriye dönük olarak incelendi.
Bulgular: SVST tanılı 25’i kadın toplam 31 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 43,7 idi (standart sapma: 16,4 değişim aralığı: 22-78). En sık görülen belirti baş ağrısı olup, en sık altta yatan nedenler gebelik ve lohusalık, en sık tutulan sinüs ise transvers sinüs idi. Hastaların büyük kısmının (29/31, %93,6) antikoagüle edildiği ve taburcu edildikleri sıradaki Modifiye Rankin Skala skorlarının 2 ya da altında olduğu görüldü.
Sonuç: Bu çalışmada inme merkezimizde takip ettiğimiz SVST tanılı hastaların özelliklerini inceledik ve hastaların akıbetlerinin önceden sanılanın aksine iyi olduğunu gösterdik. Ancak, tedavi şekilleri ve hastalığın akıbeti ile ilgili daha kesin sonuçlara ulaşabilmek için daha geniş kohortlu ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç vardır.
Objective: To investigate the predisposing factors for cerebral venous sinus thrombosis (CVST), presenting patterns of the disease, imaging characteristics, types of treatment, and outcomes of patients.
Materials and Methods: Retrospectively, between April 2011 and September 2016 at Eskisehir Osmangazi Stroke Center, the demographic data, symptoms and findings, neuroimaging and laboratory findings of patients with CVST were collected. Additionally, predisposing factors for the disease, treatment strategies, and the neurologic functions of patients at discharge were examined.
Results: Thirty-one patients with CVST were included in the study, 25 of whom were female. The mean age of the patients was 43.7 years (standard deviation: 16.4; range, 22-78 years). The most common symptom was headache and the most common predisposing factors were pregnancy and puerperium. Also, transverse sinus was the most common thrombosed sinus. In the majority of patients (29/31, 93.6%), anticoagulation was applied and the Modified Rankin Scale score was 2 or below.
Conclusion: In this study, we detailed the characteristics of patients with CVST at our stroke center and contrary to previous knowledge, we showed that the outcomes of patients were good. However, to achieve more accurate conclusions about treatment strategies and outcomes, we need prospective studies with larger cohorts.

OLGU SUNUMU
6.
Hipokalemik Periyodik Paralizinin Akut Motor Aksonal Nöropatiden Ayrımı: 15 Dakikalık Egzersiz Testi Ekle
Distinguishing Acute Motor Axonal Neuropathy from Hypokalemia Induced Paralysis: Add 15 Minutes for an Exercise Test
Şefik Evren Erdener, F Gökçem Yıldız, Ezgi Yetim Arsava, Çağrı Mesut Temuçin
doi: 10.4274/tnd.56588  Sayfalar 127 - 129 (178 kere görüntülendi)
Hipokalemik periyodik paralizisi (HPP) olan iki hastanın elektrofizyolojik bulgularını akut aksonal motor nöropati (AMAN) elektrofizyolojik bulgu benzerliği nedeniyle değerlendirdik. Sinir iletim çalışmaları (NCS), ardışık sinir uyarım testi ve egzersiz testi iki hastaya da uygulandı. On beş dakikalık egzersiz testini rutin NCS’ye eklemek AMAN ve HPP hastalıklarını ayırmada yardımcı olabilir.
We evaluated the reversible electrophysiologic abnormalities of two cases of hypokalemia paralysis (HypoPP) because of its similar findings in acute motor axonal neuropathy (AMAN). Nerve conduction studies (NCS), repetitive nerve stimulation, and exercise tests were performed in both patients. Adding a 15 minute-exercise test to routine NCS may help distinguish AMAN from HypoPP.

KLINIK GÖRÜNÜMLER
7.
İyatrojenik Hipoparatiroidiye Bağlı Yaygın Serebral Kalsifikasyon
Diffuse Cerebral Calcification due to Iatrogenic Hypoparathyroidism
Şenay Yıldız Çelik, Didar Çolakoğlu
doi: 10.4274/tnd.02693  Sayfalar 130 - 131 (176 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

8.
Lipom ile Karışan Ulnar Sinir Schwannomu
Diagnostic Challenge of an Ulnar Nerve Schwannoma Confused with a Lipoma
Suna Örs, Atilla Kokurcan, Yasemin Kayadibi, Turgut Kayadibi
doi: 10.4274/tnd.88319  Sayfalar 132 - 133 (163 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

9.
Kognitif Bozukluk ile Başvuran Aseruloplazminemi Olgusu
Aceruloplasminemia Presenting with Cognitive Impairment
Yıldız Arslan, Ufuk Şener, Alp Sarıteke, Yaşar Zorlu
doi: 10.4274/tnd.37640  Sayfalar 134 - 135 (202 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

10.
Kronik Progresif Nöro-Behçet Hastalığı: Manyetik Rezonans Spektroskopi ve Görünür Difüzyon Katsayısı Bulguları
Chronic Progressive Neuro-Behçet’s Disease: Magnetic Resonance Spectroscopy and Apparent Diffusion Coefficient Findings
Özlem Kayım Yıldız, Selim Polat, Duygu Yazgın, Ali Şahin, Bülent Yıldız
doi: 10.4274/tnd.26032  Sayfalar 136 - 137 (158 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

11.
Postpandemik Periyodda H1N1 ile İlişkili Ensefalit
H1N1-Related Encephalitis in the Postpandemic Era
Özlem Kayım Yıldız, Aslı Bolayır, Şeyda Figül Gökçe, Burhanettin Çiğdem, İbrahim Öztoprak
doi: 10.4274/tnd.43650  Sayfalar 138 - 139 (91 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

EDITÖRE MEKTUPLAR
12.
Geçici Global Amneziyi Taklit Eden Hiponatremi
Hyponatremia Mimicking Transient Global Amnesia
Sezgin Kehaya, Babürhan Güldiken, Yüce Doğru
doi: 10.4274/tnd.05025  Sayfalar 140 - 141 (185 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

13.
Konsültasyon Nörolojisinin Önemi: Psikiyatri Servisinde Tanınan Anti-Glutamik Asit Dekarboksilaz Antikor İlişkili Serebellar Ataksi Hastası
The Importance of Consultation Neurology: A Patient with Anti-Glutamic Acid Decarboxylase Antibody-Associated Cerebellar Ataxia Recognized in the Psychiatry Inpatient Clinic
Zeynep Ezgi Balçık, Sezin Alpaydın Baslo, Elif Söylemez, Betül Güveli, Dilek Ataklı
doi: 10.4274/tnd.37973  Sayfalar 142 - 143 (167 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

NÖROLOJIDE ÖNE ÇIKANLAR
14.
Geçici İskemik Atak veya Minör İnme Sonrası Bir Yıllık İnme Riski
One-year Risk of Stroke after Transient Ischemic Attack or Minor Stroke
Mustafa Karaoğlan
doi: 10.4274/tnd.37097  Sayfalar 144 - 145 (186 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

15.
Multipl Skleroz Tedavisinde Okrelizumabın Etkinliği
The Effect of Ocrelizumab in the Treatment of Multipl Sclerosis
Şenay Yıldız Çelik
doi: 10.4274/tnd.71354  Sayfalar 146 - 147 (159 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

16.
Multipl Skleroz Tedavisinde Yeni Oral Ajan Amiselimod
Amiselimod: A New Oral Agent in the Treatment of Multiple Sclerosis
Ahmed Serkan Emekli
doi: 10.4274/tnd.90018  Sayfalar 148 - 149 (148 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF

KISA RAPOR
17.
Alkolik Kardiyomiyopatili Bir İskemik Serebellar İnme Olgusu
A Case of Ischemic Cerebellar Stroke with Alcoholic Cardiomyopathy
Yasemin Akıncı, Fatma Özer, Örsan Deniz Urgun, Derya Uludüz, Baki Göksan
doi: 10.4274/tnd.45403  Sayfalar 150 - 152 (115 kere görüntülendi)
Makale Özeti | Tam Metin PDF



 
© Copyright 2017 Turkish Journal of Neurology
Anasayfa        |        İletişim
LookUs & OnlineMakale