e-ISSN 1309-2545      ISSN 1301-062X
TR    ENG
 

Download Current Issue.

Volume : 26 Issue : 2 Year : 2020

Current Issue Archive Popular Articles Ahead of Print Submit Your Article Login
Turkish Journal of Neurology Indexed By
  Turk J Neurol: 20 (1)
Volume: 20  Issue: 1 - 2014
Hide Abstracts | << Back
OTHER
1.History of Neurology
Okan Bölükbaşı
Pages I - 0

ORIGINAL ARTICLES
2.Hopelessness, Depression and Life Satisfaction Among The Patients With Multiple Sclerosis
Güler Duru Aşiret, Leyla Özdemir, Naile Maraşlıoğlu
doi: 10.4274/Tnd.24471  Pages 1 - 6
AMAÇ: Bu çalışma multipl skleroz hastalarının umutsuzluk, depresyon ve yaşam doyumu düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır.
YÖNTEMLER: Çalışmaya, bir üniversite hastanesinin nöroloji kliniğinde tedavi gören 65 multipl skleroz hastası alınmıştır. Bu tanımlayıcı çalışmada, araştırmacılar tarafından geliştirilen veri toplama formu, Beck Depresyon, Beck Umuzsuzluk ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır.
BULGULAR: Hastaların yarıya yakını (%43.1) ciddi depresif semptomlar göstermektedir. Hastaların umutsuzluk ve yaşam doyumu düzeyleri ortadır. Depresyon ve yaşam doyumu ölçek skorları ters ilişkilidir. Kadın cinsiyet, düşük ekonomik düzey, yürümede zorluk ve yorgunluk gibi hasta özellikleri bozulmuş yaşam doyumuna eşlik ederken; çocuk sahibi olma, düşük ekonomik ve eğitim düzeyi, inkontinans ve yorgunluk deneyimleme gibi değişkenler yüksek düzeyde depresif semptomlarla ilişkilidir.
SONUÇ: Hastaların çoğunluğu depresyondadır; yaşam doyumu ve umutsuzluk düzeyleri ortadır. Linear regresyon analizi eğitim ve duygusal problemin depresyon ölçeğini %42; ve ekonomik düzey ve duygusal problemin yaşam doyumunu %32 belirlediğini göstermiştir.
OBJECTIVE: This study was carried out to determine the level of hopelessness, depression, and life satisfaction among patients with multiple sclerosis.
METHODS: 65 patients with multiple sclerosis, treated at the neurology clinic of a university hospital, were included in this study. In this descriptive study, a data collection form developed by the researchers, the Beck Depression Scale, and the Beck Hopelessness and Life Satisfaction Scale were used.
RESULTS: Almost half (43.1%) of the patients exhibited severe depressive symptoms. Patients’ hopelessness and life satisfaction levels were moderate. The scores on depression and life satisfaction scales were correlated negatively. While patients’ traits including female gender, low economic level, difficulties in walking, and fatigue were associated with reduced life satisfaction; variables such as having a child, low economic and education levels, experiencing incontinence, and fatigue were related to a higher level of depressive symptoms.
CONCLUSION: The majority of patients were depressed; life satisfaction and hopelessness levels were moderate. Linear regression analysis revealed that education and emotional problems determined 42% of the depression score; and economic level and emotional problems identified 32% of the life satisfaction score.

3.Injection Administration Features of the Patients who self-administer Subcutaneous Immunomodulator Injection and the Injection Site Reactions
Tülay Başak, Şeref Demirkaya, Şenay Uzun
doi: 10.4274/Tnd.15010  Pages 7 - 12
AMAÇ: Bu çalışmada kendi kendine subkutan immünmodülatuar enjeksiyon uygulayan hastalarda, enjeksiyon uygulama özelliklerinin ve enjeksiyon bölgesi reaksiyonlarının incelenmesi amaçlanmıştır.
YÖNTEMLER: Çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 50 MS hastası, araştırmanın
örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada veriler literatüre dayalı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen veri toplama formu kullanılarak toplanmıştır. Veriler bilgisayar ortamında, SPSS for Windows Ver. 15.0 paket programı ile değerlendirilmiş, tanımlayıcı istatistik olarak; frekans, yüzdelik, ortalama ve standart sapma, istatistiksel olarak önemlilik değerlendirilmesinde ise Ki-kare ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır.

BULGULAR: Çalışmamızda hastaların %74’ü en az bir enjeksiyon bölgesi reaksiyonu bildirmiştir. En sık görülen enjeksiyon bölgesi reaksiyonları; ağrı ve kızarıklık olup, en az gelişen reaksiyonlar ise, apse ve lipoatrofidir. Enjeksiyon bölgesi reaksiyonu gelişme durumu ile enjeksiyon uygulama özellikleri, kullanılan ilaç, ilacı kullanma süresi ve total enjeksiyon sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p˃0.05). Ancak enjeksiyon bölgesi reaksiyonu gelişme durumu ile cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p˂0.05).
SONUÇ: Enjeksiyon uygulama özelliklerinin, enjeksiyon bölgesi reaksiyonları üzerinde etkili olmadığı belirlenmiştir. Kadınlarda, erkeklere göre daha fazla enjeksiyon bölgesi reaksiyonu gelişmektedir.
OBJECTIVE: This study aims at examining the injection administration features of the patients with multiple sclerosis who self-administer subcutaneous immunomodulator injection and the injection site reactions they experience.
METHODS: AA total of 50 patients who fit the inclusion criteria of the study and volunteered to participate were included in the sample. The data were collected by a questionnaire which was developed by the researchers and based on the literature. The data were analyzed by SPSS 15.0 statistical program pack. Means, standard deviations, frequencies and percentages were calculated following the descriptive statistics. Chi-square test and Mann-Whitney U test were used to analyze the differences between some variables and the injection site reactions.
RESULTS: In our study, 74% of the patients have reported at least one injection site reaction. Pain and redness are among the most common injection site reactions and least developed reactions are abscess and lipoatrophy. No statistical difference was found between the development of the injection site reactions, and injection administration features, the type of the administered medications, the administration period of the medications, and the number of total injections (p˃0.05). A statistical significance was observed between the gender and the development of the injection site reactions (p˂0.05).
CONCLUSION: Injection administration features were not effective factors in terms of the injection site reactions. Injection site reactions were more common in women than in men.



CASE REPORT
4.Honey Poisoning Case with Stroke-Like Symptoms
Gülistan Halaç, Zeynep Zengin, Gülsen Meral Sezer
doi: 10.4274/Tnd.32448  Pages 13 - 15
Daha çok Karadeniz bölgesinde üretilen ve halk arasında “deli bal” olarak bilinen balın hipotansiyon, vertigo yaptığı bilinmektedir. Bu çalışmada bal yedikten sonra acil polikliniğimize arka sistem serebrovasküler hastalık şeklinde semptom veren bir olgu sunulmuştur.
The honey which is produced in the Karadeniz Region of Turkey and known as the “mad honey” causes hypotension and dizziness. We herein report a patient presented with mimic posterior cerebrovascular disease symptoms following mad honey ingestion.

5.A High Grade Gliomatosis Cerebri Case Report; MR, Diffusion MR and MR Spectroscopy Findings
Mehmet Beyazal, Özkan Ünal, Gökhan Yılmazer, Fatma Beyazal Çeliker, Temel Tombul
doi: 10.4274/Tnd.73963  Pages 16 - 19
Gliomatozis serebri nadir görülen primer diffüz beyin tümörüdür. Beynin ikiden fazla lobunu tutan neoplastik glial hücrelerin diffüz proliferasyonu ile karakterizedir. Kesin tanı için histopatolojik inceleme gereklidir. Gelişmiş manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri tümörün preoperatif tanısında, evrelendirilmesinde ve tedavi sonrası takiplerinde oldukça faydalıdır. Bu makalede anaplazi gösteren gliomatozis serebri olgusu manyetik rezonans görüntüleme, difüzyon ağırlıklı görüntüleme ve manyetik rezonans spektroskopi bulguları eşliğinde sunulmuştur. Ayrıca manyetik rezonans spektroskopinin gliomatozis serebri tanı ve evrelemesindeki, rolü ve önemi değerlendirilmiştir.
Gliomatosis cerebri is a rare primary diffuse cerebral malignity. It is characterized by diffuse proliferation of neoplastic glial cells that involve one or more cerebral lobes. For definitive diagnosis histopathological examination is required. Advanced magnetic resonance imaging techniques are very useful in pretreatment diagnosis-staging and post-treatment follow-up. In this report a patient with gliomatozis cerebri was presented associated with the findings of magnetic resonance images, diffusion weighted images and magnetic resonance spectroscopy. Also the importance and role of magnetic resonance spectroscopy in the diagnosis and staging gliomatosis cerebri, was discussed.

6.A Rare Complication of Spinal Anesthesia: Subdural Hematoma
Fuldem Yıldırım Dönmez, Serdar Arslan, Muhteşem Ağıldere
doi: 10.4274/Tnd.86619  Pages 20 - 22
Spinal anestezinin bilenen en sık komplikasyonu postdural ponksiyon başağrısıdır. Durada oluşan herhangi bir hasar başağrısına neden olmaktadır. Duranın zedelenmesi ile BOS sızıntısı meydana gelebilir ve gerilmeye bağlı olarak korteks ve dural sinüsler arasındaki venlerin yırtılması sonucu subdural hematom görülebilir. Bu olgu ile doğum esnasında yapılan spinal anestezi sonrası geçmeyen başağrısı olan hastayı sunarak nadir de olsa görülebilecek subdural hematom komplikasyonunu vurgulamayı amaçladık.
The most common complication of spinal anesthesia is postdural puncture headache. Any injury of the dura may cause headache. After the injury of the dura, CSF leakage may occur and due to the tension of the veins between the cortex and the dural sinuses, subdural hematoma may be seen. Herein, we present a patient with persistent headache after the spinal anesthesia given during delivery of her baby, and emphasize a rare complication of spinal anesthesia which is subdural hematoma.

7.A Case of Resistant SUNCT that Gave Response to Steroid Treatment
Hakan Levent Gül, Ömer Karadaş
doi: 10.4274/Tnd.60320  Pages 23 - 25
Konjunktival kızarıklık ve göz yaşarmasının eşlik ettiği unilateral kısa süreli nevraljifom ağrılar sendromu SUNCT olarak tanımlanmıştır. Seyrek olarak bildirilmesine rağmen, sıklığı olasılıkla bilinenden daha yüksektir. Tedavisi de diğer yaygın başağrısı sendromlarından farklı olduğundan tanınması önem taşımaktadır. Şimdiye kadar bildirilen vakalar birçok farklı ilaç ile tedavi edilmeye çalışılmıştır.

Biz burada 30 yaşındaki nörolojik muayenesi, rutin kan tetkikleri ve görüntülemesi normal olan erkek hastayı sunduk. Hastamız indometazin, gabapentin ve karbamazepin tedavilerine cevap vermemişti. Bu vaka steroid ile tedavi edilen SUNCT hastalarına bir örnektir.
Conjunctival injection and tearing with unilateral short lasting neuralgiform headache syndrome is called as SUNCT. Even though these headaches are reported seldomly, the prevalence is possibly higher than known. It is of importance to recognize these uncommon disorder, since its management differs from common primary headaches. Until today, it was reported to be treated with different types of drugs.

We here reported a 30 years old male patient with normal neurological examination, blood examination and neuroimaging. Our patient gave no response to indomethacin, gabapentine and carbamazepine treatments. This case is an example of SUNCT case treated with steroid.

IMAGES IN CLINICAL NEUROLOGY
8.Posterior Reversible Leukoencephalopathy Secondary to Gemcitabine
Aslan Tekataş, Bekir Çağlı, Sedat Alpaslan Tuncel, Mehmet Yadigar Kırıcı, Ercüment Ünlü
doi: 10.4274/Tnd.48379  Pages 26 - 27
Abstract | English Full Text

9.Acute Anisocoria in a Myasthenic Patient
Neşe Dericioğlu, Tülay Kansu
doi: 10.4274/Tnd.70037  Pages 28 - 29
Abstract | English Full Text

OTHER
10.Neurology News
Murat Kürtüncü
Pages 30 - 31
Abstract | English Full Text



 
© Copyright 2020 Turkish Journal of Neurology
Home        |        Contact
LookUs & OnlineMakale