e-ISSN 1309-2545      ISSN 1301-062X
TR    ENG
 

Download Current Issue.

Volume : 25 Issue : 3 Year : 2019

Current Issue Archive Popular Articles Ahead of Print Submit Your Article Login
Turkish Journal of Neurology Indexed By
 
  Search






Turk J Neurol: 19 (4)
Volume: 19  Issue: 4 - 2013
Hide Abstracts | << Back
REVIEWS
1.Wilson’s Disease
Figen Hanağası, Haşmet A. Hanağası
doi: 10.4274/Tnd.60566  Pages 122 - 127
Wilson hastalığı bakır metabolizmasının otozomal resesif geçişli bir hastalığıdır. Klinik fenotipler hepatik, hemolitik, nörolojik ve psikiyatrik hastalıkları içerir. Wilson hastalığına ATP7B genindeki mutasyonlar neden olur. ATP7B hepatik bakır taşıyıcı proteini kodlar ve bakırın safraya atılımında önemli rol oynar. Wilson hastalığındaki nörolojik semptomlar dizartri, ataksi, parkinsonizim, distoni ve tremorun değişik kombinasyonlarını içerir. Wilson hastalığı eğer tedavi edilmezse öldürücüdür. Bu gözden geçirmede Wilson hastalığının epidemiyolojisi, genetiği, klinik özellikleri, etyopatofizyolojisi, tanısal testleri ve tedavisi tartışılacaktır.
Wilson’s disease is a autosomal recessive disorder of copper metabolism. Clinical phenotypes include hepatic, haemolytic, neurologic and psychiatric diseases. Wilson’s disease is caused by mutations in the ATP7B gene. ATP7B encodes a hepatic copper-transporting protein, which is important for copper excretion into bile. Neurological symptoms in Wilson’s disease include variable combinations of dysathria, ataxia, parkinsonism, dystonia and tremor. Wilson’s disease is lethal if untreated. This review discusses the epidemiology, genetics, clinical features, etiopathophysiology, diagnostic tests, and treatment of Wilson’s disease.

ORIGINAL ARTICLES
2.Electromyographic Findings in Overt Hypothyroidism and Subclinical Hypothyroidism
Emel Oğuz Akarsu, Hürtan Acar, Feriha Ozer, Sefer Günaydın, Özger Akarsu, Tuba Aydemir Özcan, Serkan Özben, Aytul Mutlu, Mithat Bedir, Gülsün Çınarlı Gül, Özlem Çokar, Mehmet Burak Aktuğlu
doi: 10.4274/Tnd.13471  Pages 128 - 133
AMAÇ: Hipotiroidizm, bir çok sistem gibi nöromusküler sistemi de etkileyerek nörolojik belirti ve semptomlara yol açar. Subklinik hipotiroidizm en sık görülen tiroid fonksiyon bozukluğudur, nörolojik semptom ve belirtilere yol açabilir. Bu retrospektif çalışmada, hipotiroidisi olan hastalar ile tiroid fonksiyonları normal olan, polinöropati yapabilecek hastalığı olmayan kontrol grubunun, nörolojik semptomlar ve elektromiyografik (EMG) bulgular açısından karşılaştırılması amaçlandı.
YÖNTEMLER: Çalışmaya 31 aşikar hipotiroidili, 139 subklinik hipotiroidili hasta ve 50 normal tiroid fonksiyonlu olup başka bir polinöropati yapabilecek hastalığı olmayan, herhangi bir nedenle EMG’ si yapılmış olan bireyler dahil edildi. Nörolojik semptom, muayene ve elektrofizyolojik bulgulara hasta kayıtlarından ulaşıldı.
BULGULAR: Çalışmamızda aşikar ve subklinik hipotiroidi grubunda yorgunluk, sabah katılığı, kramp, genel ağrı ve parestezi gibi nöromuskuler şikayetlerin sıklıkla var olduğu gözlendi. Karpal tünel sendromu (KTS), aşikar hipotiroidi grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı. KTS’ nin subklinik hipotiroidi grubunda da kontrollere göre daha sık olduğu, ancak istatistiksel anlamlılığa ulaşmadığı gözlendi. Motor ileti hızı ve bileşik kas aksiyon potansiyeli amplitüdlerinde kontrol grubu ile hipotiroidi grupları arasında farklılık olduğu saptandı.
SONUÇ: Hipotiroidizmde motor liflerin ve nöromusküler bölgenin bazal metabolizmanın yavaşlamasına bağlı olduğunu düşündüğümüz etkilenmeleri, tiroid replasman tedavisi sonrası belirgin düzelme gösterebilir. İleriki çalışmalarda tedavi sonrası elektrofizyolojik değerlerin tedavi öncesi değerler ile karşılaştırılmasının yapılması gerektiğini düşünmekteyiz.
OBJECTIVE: Hypothyroidism may cause neurologic signs and symptoms as its effects neuromuscular system like many other systems. Subclinical hypothyroidism is the most common thyroid dysfuntion, it may cause neuromuscular signs and symptoms. In this retrospective study, it is aimed to compare neuromuscular symptoms and electromyographic (EMG) manifestations between hypothyroid patients and control group with normal thyroid function and without a disease causing polyneuropathy.
METHODS: 31 overt hypothyroidic, 139 subclinic hypothyroidic patients and 50 individuals with normal thyroid function, without a disease causing polyneuropathy, as control group whom made EMG for another reason were included to the study. Neuromuscular symptoms, neurological examination and electrophysiological findings was obtained from the patient records.
RESULTS: In our study, we observed frequent neuromuscular complaints such as fatigue, morning stiffness, cramp, general pain and paresthesia in favor of both for overt and subclinic hypothyroidism. Carpal Tunnel Syndrom(CTS), was statistically higher in overt hypothyroidism group than control group. CTS was also observed higher in subclinic hypothyroidism group when compared with control group but it didn't reach to statistical significance. We did not detect polyneuropathy in any group. Motor nerve velocity and compound muscle action potential amplitudes were found to be statistically significant difference between hypothyroid ve control group.
CONCLUSION: Since motor fibres' and neuromuscular area's being affected in hypothyroidism, which we interpret to happen due to basal metabolism's slowing down, can show a significant recovery after thyroid replacement therapy. We consider that, in further studies, comparison of electrophysiological findings after treatment with the findings of pre -treatment is necessary.

3.Evaluation of Cervical Vestibular Evoked Myogenic Potentials in Patients with Migraine.
Mehmet Tecellioğlu, Yüksel Kaplan, Özden Kamışlı, Suat Kamışlı, Cemal Özcan
doi: 10.4274/Tnd.85520  Pages 134 - 138
AMAÇ: Tarihsel olarak yeni çalışmalar, migren patogenezinde beyin sapının farklı mekanizmalarla rolü olabileceğine dikkat çekmektedir.
Vestibüler Uyarılmış Miyojenik Potansiyeller (VEMP) başlıca otolojik hastalıklarda kullanılmış olmakla birlikte özellikle inme ve multipl skleroz gibi beyin sapını etkileyen nörolojik hastalıklarda da yapılmış çalışmalar literatürde mevcuttur. Migrenli hastalarda VEMP’le ilgili çalışmalar oldukça yeni tarihli ve az sayıdadır.
Bu çalışmada migrenli hastalarda VEMP incelemesi yapılarak VEMP değerlerinin bu hastalarda patogenezle ilgili ek bir bilgi sağlayıp sağlamayacağının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

YÖNTEMLER: Çalışmaya 52 migren hastası ve 52 kontrol alındı. Migrenli hastalarda ve kontrollerin hepsinde klik uyarı ile yapılan VEMP incelemesinde her iki sternokleidomastoid kasından yanıtlar kaydedildi. p1-n1 dalgasının latans, amplitüd ve eşik değerleri ayrıca taraflar arasındaki farklar kaydedildi.
BULGULAR: Migrenli hastalarda sol p1 amplitüdü 4.47±3.52 µv, kontrol grubunda ise 6.15±4.79 µv idi ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p: 0.044). Ayrıca migrenli olgularda solda p1-n1 amplitüd farkı ortalama 9.04±6.13 µv iken kontrol grubunda 12.03±7.79 µv idi. Bu değer yönünden gruplar karşılaştırıldığında aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü (p: 0.032).
SONUÇ: Migren patofizyolojisiyle ilgili çalışmalar bütün halinde gözden geçirildiğinde eldeki bulgular; bu hastalarda özellikle üst beyin sapının etkilendiğini göstermektedir. Buna karşılık VEMP, sakkula-makuladan başlayıp, sternokleidomastoid kasında sonlanan nöronal bir yolun çalışmasını yani nöroanatomik olarak başlıca alt beyin sapını değerlendirmektedir.
Bu çalışmada tek taraflı, sadece sol p1 ve p1-n1 amplitüd farkındaki düşüklüğün anlamlı olduğu saptandı. Çalışmamızın sonuçları migrenli hastalarda alt beyin sapındaki nöroanatomik yapıların da asimetrik bir şekilde etkilenebileceğini düşündürtmektedir.

OBJECTIVE: : Recent studies have shown that in the pathogenesis of migraine, the brain stem may contribute via different mechanisms.
Although vestibular evoked myogenic potentials (VEMP) testing is mainly used in otologic diseases, it is also used in especially neurological diseases affecting the brain stem such as stroke and multipl sclerosis in the literature.
Studies involving VEMP testing in patients with migraine are novel and few in number. The purpose of this study was to evaluate whether VEMP values in patients with migraine provide additional information regarding pathogenesis.

METHODS: This study included 52 patients with migraine and 52 control subjects. In both patients and controls, VEMP examination was performed using click stimuli, and all responses were recorded for both portions of the sternocleidomastoid muscle. Latency, amplitude, and threshold values of the p1–n1 wave were compared between the two groups.
RESULTS: The amplitude of the left p1 was 4.47±3.52 µv in patients and 6.15±4.79 µv in the controls, and the difference was statistically significant (p: 0.044). On the left, the average difference in the p1–n1 amplitude was 9.04±6.13 µv in patients and 12.03±7.79 µv in the controls; this difference was also statistically significant (p: 0.032).
CONCLUSION: The available studies on the pathophysiology of migraine show that the brain stem is particularly affected at the upper part.
However, VEMP testing is mainly a technique for assessment of neuronal pathway starting from the saccula-macula and finishing at the sternocleidomastoid muscle in the lower brain stem.
In this study, the only significant differences in amplitude were found in left-p1 and p1-n1. The results of our study show that in patients with migraine, neuroanatomical structures in the lower brain stem can be asymmetrically affected.


CASE REPORT
4.PCA Infarction With Its Cognitive Findings: More Than Hemianopia
Zehra Bozdoğan, Aslıhan Taşkıran Sağ, Zeynep Neşe Öztekin, Fikri Ak
doi: 10.4274/Tnd.56823  Pages 139 - 142
Arteria serebri posterior enfarktları tüm iskemik inmelerin % 5-10’unu oluşturur. Bu yazıda sağ hemiparezi ve konuşma bozukluğu yakınmasıyla başvuran 62 yaşında bir erkek olgu sunulacaktır. Hastada bu olayla birlikte başlayan demans bulguları ve okuma bozukluğu gözlenmiş olup beyin manyetik rezonans görüntülemesinde sol arteria serebri posterior sulama alanına uyan akut enfarkt tespit edilmiştir. Sol parahipokampüste, korpus kallozumun splenium kesiminde, sol fusiform girusta, sol talamusta akut iskemik lezyonları olan hastaya erken dönemde detaylı nöropsikolojik testler uygulanmış ve günlük yaşantısını etkileyecek boyutta bilişsel bozukluklarının ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Tek taraflı arteria serebri posterior enfarktının günlük uygulamada çoğunlukla ihmal ettiğimiz bulguları olan saf aleksi, anterograd amnezi ve anomi radyolojik bulgular eşliğinde tartışılacaktır.
Posterior cerebral artery infarctions constitute 5-10 % of all ischemic strokes.In this case report, a 62 year-old man presenting with right hemiparesia and dysarthria is going to be discussed. The patient had acute onset- demential symptoms and difficulty in reading, and acute infarction in the territory of left posterior cerebral artery was detected in cranial magnetic resonance imaging. The patient who had acute ischemic lesions in left parahippocampus, splenium of corpus callosum, left fusiform gyrus and left thalamus was evaluated with detailed neuropsychological tests. Cognitive deficits severe enough to affect daily living were detected. Pure alexia, anterograde amnesia and anomia, being often neglected manifestations of unilateral posterior cerebral artery infarction, are going to be reviewed with corresponding radiological findings.

5.Peduncular Hallucinosis Due to Multiple Sclerosis: A Case Report
Özden Kamışlı, Yüksel Kaplan, Suat Kamışlı, Cemal Özcan
doi: 10.4274/Tnd.05658  Pages 143 - 144
Pedünküler halusinozis beyin sapı ve talamus gibi yapıların etkilenmesiyle ortaya çıkan kısa süreli renkli, canlı görsel halusinasyonlarla karakterize bir sendromdur. Etyolojide daha çok vasküler hadiseler ve enfeksiyonlar yer almaktadır. Literatürde multipl skleroza bağlı pedünküler hallusinozis olgusu oldukça az sayıdadır. Biz bu yazı da 46 yaşında multipl skleroz tanısı olan bir hastada gelişen pedünküler halusinozisi sunduk.
Peduncular hallucinosis is a snydrome characterised by vivid, colored visual hallucinations with brain stem and thalamic involvement. Most cases of peduncular hallucinosis have been descrided with lesions of vascular nature and infections. Peduncular hallusinosis due to multiple sclerosis is very rare in the literature. In this report we presented a peduncular hallucinosis case who is a 46 year old women with diagnosis of multiple sclerosis.

6.Sjögren Syndrome Which Simulates Relapsing Remitting Multiple Sclerosis Clinical Features: Case Report
Haluk Gümüş, Zehra Akpınar
doi: 10.4274/Tnd.12599  Pages 145 - 147
Sjögren sendromu (SS), kronik enflamatuar otoimmun bir hastalık olup esas olarak ekzokrin bezleri etkiler ve sıklıkla tükrük ve gözyaşı bezlerinin fonksiyonel etkilenmesine bağlı olarak göz ve ağız kuruluğu (sicca semptomları) ile ortaya çıkmaktadır. Sjögren sendromunda nörolojik tutulum yaklaşık %20–25 olguda görülür. Nörolojik tutulumların %87’si periferik sinir sistemi, yaklaşık %13’ü santral sinir sistemi tutulumu şeklindedir. Serebral tutulum gerek lokalizasyon (fokal veya diffuz) gerekse tablonun gelişimi (akut, progressif veya reversibl) açısından heterojen özellikler gösterir. Santral sinir sistemi etkilenmesi Multipl skleroz (MS) benzeri klinik ve radyolojik bulgular gösterebilir. Bu bildiride yürüme güçlüğü ve dengesizlik yakınmasıyla başvuran, beyin manyetik rezonans görüntülemede (MRG) MS benzeri lezyonlar olan ve yapılan araştırmalarda Sjögren sendromu tanısı alan bir olgu tartışılmaktadır.
Sjögren syndrome (SS) is a chronic, inflammatory, autoimmune disease. It emerges as a dry mouth and eyes (sicca symptoms) because, it fundamentally affects exocrine glands, frequently, salivary gland and lachrymal gland. Neurological involvement in Sjögren syndrome is observed in the approximately 20-25% of cases. 87% of the neurological involvements are peripheral nervous system involvement and around 13% of the neurological involvements are central nervous system involvement. Cerebral involvement represents heterogeneous features in terms of both localization (focal or diffuse) and progress of the statement (acute, progressive or reversible). Affected central nervous system can show clinical and radiological signs similar to Multiple sclerosis (MS). In this paper, the case, which has a complaint of difficulty in walking and instability and MS like lesions in brain magnetic resonance imaging (MRI) and is diagnosed as Sjögren syndrome by further research, is discussed.

7.A Dyskinesia Case Induced by Pramipexole, Pregabalin and Gabapentin After Cardiopulmonary Resuscitation
Dürdane Aksoy, Betül Çevik, Volkan Solmaz, Semiha Gülsüm Kurt, Orhan Sümbül
doi: 10.4274/Tnd.63497  Pages 148 - 150
İlaç kullanımı sonrasında ortaya çıkan hareket bozuklukları klinik pratikte zaman zaman karşılaştığımız sorunlardır. Burada kardiyopulmoner resüsitasyon gerektiren bir miyokard enfarktüsünün ardından bir süre yoğun bakımda kalan, nörolojik defisiti kalmadan iyileşen ancak daha sonra huzursuz bacak sendromu tedavisi için başlanan pramipeksol, onun ardından verilen gabapentin ve pregabalin' in her birinin arkasından belirgin diskinezisi gelişen 70 yaşında bir hasta sunuldu. Hipoksik ensefalopati sonrasında gelişen hareket bozuklukları bilinmektedir. Ancak bu hastada olduğu gibi her şey yolunda görünürken ilaç verilmesinin arkasından diskinezilerin gelişmesi, hipoksik ensefalopati geçirmiş hastaların takip ve tedavisinde dikkatli olunması gerektiğine işaret etmektedir.
Drug-induced dyskinesias can be seen occasionally in clinical practice. Here we present a 70-year-old patient who developed a noticeable dyskinesia after the use of pramipexole, gabapentin, pregabalin respectively for the restless legs syndrome. Prior to this condition, he had been hospitalized in intensive care unit for the myocardial infarction required cardiopulmonary resuscitation, and he had been discharged with no neurological deficits. The case presented here is a good example indicating the importance of being alert for drug-induced dyskinesias after hypoxic-ischemic encephalopathy, even though everything else seems right.

IMAGES IN CLINICAL NEUROLOGY
8.Multiple Tuberculoma Involving the Brain and Spinal Cord in a Patient with Miliary Pulmonary Tuberculosis
Ali Sönmez, Mehmet Fatih Yetkin, Emel Köseoğlu, Meral Mirza
doi: 10.4274/Tnd.24445  Pages 151 - 152
Abstract | English Full Text

LETTERS TO THE EDITOR
9.Hemichorea-Hemiballismus due to Non-ketotic Hyperglycemia
Serhan Yıldırım, Hakan Levent Gül, Ülkü Türk Börü
doi: 10.4274/Tnd.93546  Pages 153 - 154
Abstract | English Full Text

10.Letter to the editor: Mean Platelet Volume in Patients with Migraine
Cengiz Beyan, Esin Beyan
doi: 10.4274/Tnd.29291  Pages 155 - 156
Abstract | English Full Text

OTHER
11.Neurology News
Halil İbrahim Akçay, Murat Kürtüncü
Pages 157 - 159
Abstract | English Full Text

12.Referee Index

Page E1
Abstract | English Full Text

13.Author Index

Page E2
Abstract | English Full Text

14.Subject Index

Page E3
Abstract | English Full Text



 
© Copyright 2019 Turkish Journal of Neurology
Home        |        Contact
LookUs & OnlineMakale