e-ISSN 1309-2545      ISSN 1301-062X
TR    ENG
 

Download Current Issue.

Volume : 25 Issue : 1 Year : 2019

Current Issue Archive Popular Articles Ahead of Print Submit Your Article Login
Turkish Journal of Neurology Indexed By
 
  Search






Turk J Neurol: 19 (1)
Volume: 19  Issue: 1 - 2013
Hide Abstracts | << Back
ORIGINAL ARTICLES
1.Investigation of Total Oxidants/Antioxidants in Patients with Intracerebral Haemorrhage
Mehmet Uğur Çevik, Abdullah Acar, Yavuz Yücel, Sefer Varol, Eşref Akıl, Adalet Arıkanoğlu, Hatice Yüksel
doi: 10.4274/Tnd.77698  Pages 1 - 4
AMAÇ: İskemik inme hastalarında oksidan ve antioksidan durum ile ilgili çok sayıda çalışma olmasına karşın intraserebral kanama (İSK) hastalarında bu konu ile ilgili az sayıda çalışma vardır. Oksidan parametrelerden Malondialdehid (MDA), İSK’lı hastalarda araştırılmış olmasına rağmen total oksidan seviye (TOS) şu ana kadar araştırılmamıştır. Amacımız İSK’lı hastaların kanında sırasıyla oksidan parametrelerden MDA ve TOS, antioksidan parametrelerden ise total antioksidan seviye (TAS) düzeyini çalışmaktır.
YÖNTEMLER: Çalışmamız Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Kliniğine başvuran ve akut İSK nedeniyle yatırılarak takip ve tedavi edilen 30 hasta ve özgeçmişinde inme ve sistemik hastalığı olmayan 30 kontrol ele alınarak yapıldı. Hasta ve kontrol grubuna ait serum TAS, TOS değerleri özgün, tam otomatik ve kolorimetrik bir ölçüm yöntemi olan Erel metoduyla ölçüldü. MDA ise serumda Ohkawa ve ark.'larının metoduna göre ölçüldü.
BULGULAR: Kontrol grubuna göre İSK’lı hastalarda serum TAS, TOS ve MDA seviyeleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (p<0.05). Fakat serum TOS, TAS ve MDA düzeyi ile Glasgow koma skalası (GKS) toplam puanı ve hematom hacmi arasında korelasyon bulunmadı (p>0.05).
SONUÇ: İntraserebral kanamalı hastaların serum MDA, TOS ve TAS seviyelerindeki artış oksidatif stresin arttığını gösterir. Bu artış İSK patogenezinde oksidatif stresin önemli bir rolü olabileceğini destekler. Ancak bu parametrelerin artışı İSK’da hematom hacmi ve GKS ile ilişkili bulunmadı.
OBJECTIVE: There are numerous study about oxidant and antioxidant status in patients with ischemic stroke however there are few study about this subject in patients with intracerebral hemorrhage (ICH). Malondialdehyde (MDA) is an oxidant parameter which was investigated in patients with ICH, although total oxidant status (TOS) has not been investigated so far. We aimed to investigate in blood samples respectively oxidant and antioxidant parameters MDA and TOS, total antioxidant status (TAS) in patients with ICH.
METHODS: Total of 30 patients with ICH, admitted and treated Neurology Clinic in Dicle University Medical Faculty Hospital and 30 control, had no stroke or any systemic disorder have been included. Peripheral vein blood samples taken from patients and controls were included in the first 24 hours after stroke. Serum TAS, TOS values measured to the original, fully automatic and colorimetric method of Erel. Serum level of MDA was measured according to the method of Ohkawa et al.
RESULTS: According to the control group, the serum levels of TAS, TOS and MDA were significantly higher in patient with ICH (p <0.05). However, there was no correlation between serum TOS, TAS and MDA levels and Glasgow Coma Scale (GCS) total score and hematoma volume (p> 0.05).
CONCLUSION: These findings support that oxidative stress may play a significant role in the pathogenesis of the ICH. However, the increase of these parameters not associated with hematoma volume and GCS in patients with ICH.

2.Burden of Caregivers of Stroke Patients
Güler Duru Aşiret, Sevgisun Kapucu
doi: 10.4274/Tnd.60234  Pages 5 - 10
AMAÇ: Çalışma, inmeli hastalara bakım veren hasta yakınlarının bakım yükünün belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.
YÖNTEMLER: Araştırmanın örneklemini Türkiye’de ki bir Üniversitesi Hastanesi Nöroloji polikliniği ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon polikliniğine başvuran yaşlı inmeli hastalara bakım veren 70 hasta yakını oluşturmuştur. Çalışmanın verileri, araştırmacı tarafından ilgili literatür incelerek geliştirilen hasta ve bakım verene yönelik hazırlanan veri toplama formu, Rivermead Mobilite İndeksi (RMI) ve Bakım Verme Yükü Ölçeği (Burden Interview) kullanılarak toplanmıştır. Çalışmanın verileri, tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra korelasyon, Mann-Whitney U testi ve Benferoni düzeltmeli Kruskall-Wallis H testi kullanılarak değerlendirilmiştir.
BULGULAR: Çalışmanın sonucunda araştırma kapsamına alınan bakım verenlerin bakım verme yükü ölçeği puan ortancası 42.5 olarak saptanmıştır. Hastanın yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu ve ek hastalık olma durumuna göre bakım verme yükü puan ortancası incelendiğinde aradaki fark istatistiksel olarak önemsiz bulunurken (p>0.05), hastaların RMI’den aldıkları puan ile bakım verenlerin bakım verme yükü puan ortancası arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p<0.05). Hastaların beslenme, hareket, boşaltım, tedavi gibi işlerini yapan bakım verenlerin puan ortancası arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p<0.05). Bakım verme nedeniyle ailede güçlük yaşayan ve günlük yaşamı etkilenen bakım verenlerin bakım verme yükü puan ortancası arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p<0.05).
SONUÇ: Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda taburculuk eğitiminin etkinliğinin arttırılması, bakım verenlerin yaşadıkları sorunlarla baş etmelerine yönelik eğitim ve danışmanlık programlarının düzenlemesi, belirli aralıklarla bakım verenin izlenmesi ve gerekli kurumsal desteğin sağlanması önerilerinde bulunulmuştur.
OBJECTIVE: This research was conducted as a descriptive study in order to determine the level of burden in the caregiving tasks performed by the relatives of stroke patients.
METHODS: This descriptive study took place with the relatives of 70 stroke patients who had applied to a university hospital in Ankara, Turkey. These relatives were primarily responsible for taking care of these elderly stroke patients. After a review of the pertinent literature, study data were collected using a data collection form prepared for both the patient and caregiver. The Rivermead Mobility Index (RMI) and the Caregiver Burden (Burden Interview) were also used.
RESULTS: The Caregiver Burden Scale point average of the caregivers participating in our research was determined as 42.5. The difference between the points received by the patients from the RMI and the point average of the caregiver burden was statistically significant (p<0.05). The difference between the point average of the caregivers who assist patients with nutrition, motion, and excretion tasks was found statistically significant (p<0.05). The difference between the caregiving burden point average of caregivers with family difficulties related to caregiving, and whose daily lives were affected, was found statistically significant (p<0.05).
CONCLUSION: In line with the results obtained from the research, suggestions were made to increase the effect of the discharge training, arrange training and consultancy programs aimed at coping with the problems experienced by the caregivers, and provide the required institutional support.

3.Determining the Frequency of Depression and Cognitive Dysfunction in Patients with Multiple Sclerosis
Emine Bilgi, Hasan Hüseyin Özdemir, Serpil Bulut
doi: 10.4274/Tnd.15045  Pages 11 - 14
AMAÇ: Multipl Skleroz (MS), mobilite ve fonksiyonel aktivitelerde değişik derecelerde özürlülüğe yol açan; kişinin sosyal ve meslek hayatında kısıtlamalara neden olarak ileri düzeyde engellilik yaratan ve yaşam kalitesini bozan bir hastalıktır. Söz konusu hastaların büyük bir kısmında depresyon gözlenmektedir. Ayrıca kognitif fonksiyonlarda da bozulma (KFB) meydana gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, MS’li hastalarda depresyon ve KFB sıklığını belirlemektir.
YÖNTEMLER: Bu amaçla 108 MS tanılı hasta değerlendirilmiştir. Her MS’li hastaya; The Brief Repeatable Battery of Neuropsychological Test (10/36 Spatial Recall Test, Symbol Digit Modalities Test, Paced Auditory Serial Test, Word List Generation Test), Beck Depresyon Testi ve Benedict Testi yapılmıştır.
BULGULAR: Çalışmaya katılan 108 MS olgusunun; %69.4’ü (n=75) kadın, %30.6’sı (n=33) erkektir. Hastaların % 19.5’inde (n=21) depresyon, % 41.7’sinde (n=45) ise KFB tespit edilmiştir. Hastaların % 13.9’unda (n=15) ise depresyon ve KFB birlikteliği gözlemiştir.
SONUÇ: Multipl Sklerozlu hastalarda, depresyon ve kognitif fonksiyonlarda bozulma sık olarak karşılaşılabilen durumlardır. Bu hastaların tedavisinde, multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir.
OBJECTIVE: Multiple Sclerosis (MS) is such a disease that not only leads to different levels of disabilities in mobility and functional activities, but also creates severe disability and impairs the quality of life via causing limitations in person’s social and occupational life. Most MS patients experience depression. Besides, cognitive dysfunction is present. In this study, it is aimed to detect the frequency of depression and cognitive dysfunction in MS patients.
METHODS: 108 patients diagnosed with MS are evaluated. Each one of the MS patients are administered the Brief Repeatable Battery of Neuropsychological Test (10/36 Spatial Recall Test, Symbol Digit Modalities Test, Paced Auditory Serial Test, Word List Generation Test), Beck Depression Inventory and Benedict Test.
RESULTS: Of the 108 MS cases participated in the study, 69.4 % (n=75) are female, while 30.6 % (n=33) are male patients. Depression is detected in 19.5 % (n=21) of the patients, while cognitive dysfunction is detected in 41.7 % (n=45). Depression and cognitive dysfunction are detected together in 13.9 % (n=15) of the patients.
CONCLUSION: Depression and cognitive dysfunction are not a rarity in patients with MS. A multidisciplinary approach is needed to treat the patients diagnosed with MS.

4.Correlation of Aphasic Individual’s Performances in Three Turkish Aphasia Tests: A Study of Criterion Validity
Bülent Toğram, Güliz Çıkan, Hüseyin Duru
doi: 10.4274/Tnd.07279  Pages 15 - 22
AMAÇ: Afazili bireylerin dil özelliklerinin değerlendirilmesi, afazi rehabilitasyonda büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de afazili bireylerin değerlendirilmesi amacına yönelik olarak geliştirilmiş az sayıda test bulunmaktadır. Afazili bireylerin Türkçe’de kullanılan afazi testlerindeki performanslarının karşılaştırıldığı bir çalışma gereksinimi alanyazında önemli bir yer tutmaktadır. Bu araştırmanın genel amacı, afazili katılımcıların Afazi Dil Değerlendirme Testi, Ege Afazi Testi ve Gülhane Afazi Testi-2 performansları arasındaki korelasyonun incelenmesi ve sonucunda da ADD’nin ölçüt geçerliği çalışmasını gerçekleştirmektir. Ayrıca, afazili katılımcıların yanı sıra çalışmada kontrol grubu olarak yer alan sağlıklı katılımcıların her iki testteki performansları da incelenmiştir.
YÖNTEMLER: Araştırma, Afazi Dil Değerlendirme Testi- Ege Afazi Testi korelasyon çalışması ve Afazi Dil Değerlendirme Testi- Gülhane Afazi Testi-2 korelasyon çalışması olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Her bir aşamada söz konusu testler 30 afazili ve 30 sağlıklı katılımcıya uygulanmıştır. İki aşamada da karşılaştırılan her iki testte ortak olan alt testlerden elde edilen veriler kullanılmıştır. Aynı zamanda her iki aşamada da kullanılan testler sağlıklı bireylere de uygulanmış ve performansları afazili bireylerin performansları ile karşılaştırılmıştır.
BULGULAR: Elde edilen bulgulara göre, uygulanan üç testte de afazili bireylerin sağlıklı bireylerden belirgin biçimde düşük performans sergiledikleri ve afazili ve sağlıklı katılımcıların performansları arasında anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur. Afazili bireylerin hem Afazi Dil Değerlendirme Testi- Ege Afazi Testi hem de Afazi Dil Değerlendirme Testi- Gülhane Afazi Testi-2 performansları arasında anlamlı düzeyde yüksek korelasyon olduğu bulunmuştur.
SONUÇ: Sonuç olarak her üç testin yüksek korelasyon gösterdiği ve afazili bireylerin dil özelliklerinin değerlendirilmesi amacıyla birbirinin yerine kullanılabileceği görülmüştür.
OBJECTIVE: Assessing the language characteristics of aphasic patients is essential for aphasia rehabilitation. In Turkey, there is a limited number of tests developed for the purpose of assessing aphasic patients. The need for a study comparing aphasic patients’ performance in Turkish aphasia tests has an important place in the literature. The general purpose of this study is to investigate the correlation of aphasic people’s performances on Language Assessment Test for Aphasia, Ege Aphasia Test, and Gülhane Aphasia Test-2 and to realise the criterion validity study of ADD as a result. In addition to the aphasic participants, the performance of healthy participants as a control group on all three of the tests is analyzed.
METHODS: This study has been carried out in two steps which are first, the correlation study of Language Assessment Test for Aphasia and Ege Aphasia Test; and second, the correlation study of Language Assessment Test for Aphasia and Gülhane Aphasia Test-2. In both steps, the tests were administered to 30 aphasic and 30 healthy participants. In both steps, data from the mutual subtests of the two tests that were in question were used. Also, in both steps, the tests were administered to healthy participants and their performances were compared with aphasic people’s performances.
RESULTS: The results show that aphasic participants performed highly lower than healthy participants on all three tests and there is a significant difference between aphasic and healthy participants’ performance. A high degree of correlation was found between aphasic participants’ performance on Language Assessment Test for Aphasia-Ege Aphasia Test; and Language Assessment Test for Aphasia-Gülhane Aphasia Test-2
CONCLUSION: In conclusion, it was seen that all three tests show a high compatibility and they can be used interchangeably for the purpose of assessing aphasic persons’ language characteristics.

CASE REPORT
5.Postanoxic Parkinsonism: A Case Report
Haluk Gümüş, Figen Güney
doi: 10.4274/Tnd.23600  Pages 23 - 24
Postanoksik ensefalopati sendromu nadir görülen bir sendromdur. Geç dönemde nörolojik bulgular ile kendini göstermektedir. Biz bu olguda resüsitasyon sonrası geç dönem ortaya çıkan postanoksik parkinsonism tablosunu tartışmayı amaçlıyoruz.
Postanoksik encephalopathy syndrome is a rare syndrome. It is manifested by neurological signs in the late period. We are occurring late after resuscitation postanoksik parkinsonism in this case seek to table the discussion.

6.Creutzfeldt-Jacob’s Disease Presenting with Psychiatric Symptomsand Severe Itching
Emine Rabia Koç, Burcu Acar, Zübeyde Aytürk, Tuğba Cengiz, Ülkühan Düzgün, Atilla İlhan
doi: 10.4274/Tnd.79106  Pages 25 - 27
Creutzfeldt-Jakob Hastalığı, nadir görülen, fatal nörodejeneratif bir hastalık olup santral sinir sisteminde patolojik prion proteinlerinin birikimi ile karakterizedir. Hastalığın tanısı klinik, EEG, kraniyal MRG ve 14.3.3 proteini incelemeleri ile konulur. Protein 14.3.3, hastalığın erken veya geç fazında negatif olabilmektedir. Psikiyatrik bulgular ve kaşıntı ile klinik başlangıç hastalık için tipik değildir.
Bu yazıda psikiyatrik bulguları nedeniyle psikiyatri kliniğine yatırılan ve antihistaminik tedaviye dirençli kaşıntı şikayeti olan bir hasta sunulmuştur.
Creutzfeldt-Jakob disease is a rare and fatal neurodegenerative disease that is characterized by the accumulation of abnormal prion-like proteins in the central nervous system. Clinical features, electroencephalography, brain magnetic resonance imaging and protein 14.3.3 is useful in diagnosis. Protein 14.3.3 may be negative in the early or late stages of the disease. Presentation with psychiatric symptoms and itching is not typical in the beginning of the disease
In this paper, we present a patient who was first accepted to the pschiatry ward because of his psychiatric symtpoms and had severe itching, resistant to antihistaminic drugs.

7.Diagnostic Clues in Multiple System Atrophy: A Case Report and Literature Review
Mehmet Yücel, Oğuzhan Öz, Hakan Akgün, Semai Bek, Tayfun Kaşıkçı, İlter Uysal, Yaşar Kütükçü, Zeki Odabaşı
doi: 10.4274/Tnd.82905  Pages 28 - 30
Multisistem atrofi (MSA) erişkin dönemde başlayan, ilerleyici, nedeni bilinmeyen sporadik nörodejeneratif bir hastalıktır. MSA kabul görmüş tanı kriterlerine göre klinik olarak serebellar (MSA-C) ve parkinsoniyan (MSA-P) suptiplerine ayrılmaktadır. Düşük levadopa yanıtı, piramidal, serebellar (ataksi) bulguların olması ya da otonomik bozukluk olması gibi major tanı kriterlerininin yanında “red flags” olarak isimlendirilen belirgin klinik bulgular ya da uyarı işaretlerinin olması MSA tanısı için klinik şüpheyi oluşturmalıdır. Olgu sunumu: 67 yaşında bayan hasta yürüyememe şikayeti ile polikliniğimize müracaat etti. Nörolojik muayenesinde, levadopa tedavisine düşük yanıt gösteren ciddi parkinsonizm bulguları ile ataksi vardı. Beyin MR incelemesinde, beyin sapı ve serebellar atrofi, minimal serebral atrofi ve beyin sapında aksiyel kesitlerde haç işareti saptandı. Mini mental durum testi normaldi, Median SEP normal sınırlarda, Tibiyal SEP solda uzamış olarak bulundu (sağ: 41 msn., sol: 44,2 msn.). Üst ekstremitelerin sempatik deri yanıtı normal iken alt ekstremitelerde sempatik deri yanıtı elde edilemedi. R-R interval çalışması ve tilt testi otonomik disfonksiyon ile uyumlu bulundu. Tanı kriterlerini tam olarak karşılayan MSA’lı olgumuzu klinik pratikte nadir görüldüğü için sunduk.
Multiple system atrophy (MSA) is an adult-onset, sporadic, progressive neurodegenerative disease. According to the consensus criteria, patients with MSA are clinically classified into cerebellar (MSA-C) and parkinsonian (MSA-P) subtype. Besides the poor response to levodopa, and the additional presence of pyramidal or cerebellar signs (ataxia) or autonomic failure as major diagnostic criteria, certain other clinical features known as ‘‘red flags’’ or warning signs may raise the clinical suspicion of MSA. Case report: A 67-year-old woman was admitted to our hospital due to inability to walk. Neurological examination revealed severe Parkinsonism with poor response to levodopa therapy, ataxia. Brain MR imaging showed severe atrophy of the cerebellum, pons, minimal cerebrum, and revealed cross section at the pons in the axial section. Mini-Mental State Examination (MMSE) was normal, Median SEP within normal limits but left Tibial SEP was longer than right side (right: 41, left: 44.2). Although sympathetic skin response of upper extremities was normal, the sympathetic skin responses of lower extremities were absent. RR interval study and a graded head-up tilt test were consistent with autonomic dysfunction. We report a patient with MSA because in clinical practice a case who fullfits all criteria is really rare.

8.A Case with POEMS Syndrome Presenting with Loss of Vision and Skeletal Muscle Strength
Mustafa Çakar, Nuri Karadurmuş, Battal Altun, İlker Taşçı, Gökhan Erdem, İlkin Naharcı, Mehmet Tayfun Kaşıkçı, Oğuzhan Öz, Şeref Demirbaş, Kenan Sağlam, Fikret Arpacı
doi: 10.4274/Tnd.85530  Pages 31 - 33
POEMS sendromu polinöropati, organomegali, endokrinopati, monoklonal proteinemi ve cilt (skin) bulguları ile seyreden bir antite olarak tanımlanmaktadır. Bu hastalıkta periferik nöropati tabloya hakim klinik bulgudur ve POEMS sendromu tanısı için en önemli kriterdir. Burada görme ve kas gücü kaybı ile gelen ve tedavi sonrasında semptomlarda belirgin düzelme görülen POEMS sendromlu bir vakayı sunmaktayız.
POEMS syndrome (osteosclerotic myeloma) is a plasma-cell proliferative disorder and a combination of several organ system manifestations. The term POEMS is an acronym for polyneuropathy, organomegaly, endocrinopathy, monoclonal proteinemia and skin changes. Although the diagnostic criteria have been modified in time to cover those findings that are seen more frequently but are less specific to make a certain decision, the rare nature of the disease may also be associated with the fact that many patients present with symptoms or signs which are thought to be related to certain organ systems. Here we present a case of POEMS syndrome with almost complete visual loss, dyspnea and loss of sceletal muscle strength and their significant recovery after treatment.

IMAGES IN CLINICAL NEUROLOGY
9.Epilepsy and Isolated Hemimegalencephaly
Cengiz Kaplan
doi: 10.4274/Tnd.71601  Page 34
Abstract | English Full Text

10.Pseudo-Internuclear Ophthalmoplegia
Ayşe İlksen Çolpak, Tülay Kansu
doi: 10.4274/Tnd.48378  Page 35
Abstract | English Full Text

OTHER
11.Neurology News
Murat Kürtüncü
Pages 36 - 38
Abstract | English Full Text

12.Images in Neurology: Cerebrotendinous Xanthomatosis with Cerebellar Vacuolation
Erkingül Shugaiv, Gülnar İbrahimova, Zerrin Karaaslan, Ali Ceyhun Bozkaya, Murat Kürtüncü, Mefkûre Eraksoy
Page 39
Abstract | English Full Text



 
© Copyright 2019 Turkish Journal of Neurology
Home        |        Contact
LookUs & OnlineMakale